O söz bu bayramda gerçek oldu..

Kıymetli Okurlar,

Sizlerde benim gibi korona virüs salğının gölgesinde bayrama ulaşmanın buruk sevincini yaşıyorsunuzdur eminim. Bu bayram daha öncekilerde olduğu gibi büyüklerimizin ellerini öpüp, küçüklerimize doyasıya sarılamayacağız belki ama gönüllerimiz her daim birlikte olacaktır. Uzaktan da olsa bayramın sevinç ve heyecanını hep birlikte yaşamaya çalışacağız.Türkçe sözlükleri incelediğimiz zaman genellikle Bayramlar hakkında: ‘’dini ve milli olmak üzere, Milletlerin topluca kutladıkları, özel önem verdikleri, gelenek ve görenekler çerçevesinde neşe ve sevinç içerisinde bulundukları müstesna günlerdir. Bu özel günlerde, insanlar arasındaki sevgi ve saygı, zirveye ulaşır; dargınlıklar, kırgınlıklar unutulur, kardeşçe kucaklaşılır. Hoşgörü ve barış ortamında yaşanılır.’’ olarak tanımlanmaktadır.

Benim ise, Bayram deyince aklıma hep o çocukluğumuzda kalan o mutlu ve sevinçli olduğumuz güzel günler, güzel hatıralar geliyor. Her bayram geldiğinde geçmişe özlem duyarak “Nerede o eski bayramlar” sorusunu sormaktan kendimi alamam. Belkide doğup büyüdüğümüz memleketten uzakta olmamızdan, belkide ferdiyetçi bir topluma alıştığımızdan olsa gerek diye de düşünmeden edemiyorum…

Ne var ki, korona virüs salğının gölgesinde çocukluğumuzdaki bayramları daha da arar olduk. Bugünkü bayramların eski tadı yok. Eskiden büyüklerimiz bayram geliyor dediklerinde, heyecanla bekler, bir hafta on gün önceden bayramın sevincini yaşar, bayramlıklarımızla yatar kalkardık. Şekerlerimizi ceplerimize doldururduk. Hep beraber aile büyüklerini ziyaret ederdik. Bayramlar biz çocuklar için hep coşkuydu, kavuşmaydı, buluşmaydı, güzelliklerle dolu anlardı…
Bu bayramı çoçukluğumda olduğu gibi yaşamak istesemde olamayacak, çünkü ellerini öpeceğimiz büyüklerimiz yok artık. Bu korona günlerinde elimde telefonum evde kalmaktan kutulamayacağım. Televizyonu açmayacağım, haber dinlemeyeceğim. Terördü, mültecilerdi, islamofobiydi, ırkçılıktı, yabancı düşmanlığıydı…. morelimi bozup bayramımı yine de zehir etmek istemiyorum.

Biliyorum; Bayramlar, sevinç ve mutluluğun ifadesidir. Bayramlar, umutların tazelendiği gündür. Bayramlar, ailenin öneminin vurgulandığı gündür. Bayramlar, özlemlerin son bulduğu, küskünlerin barıştığı gündür. Bayramlar, sevgilerin mutlulukların paylaşıldığı gündür.
Bayramlar çocuklar içindi de biz mi büyüdük bilmiyorum ama artık anlıyorum büyüklerin “nerede o eski bayramlar” serzenişlerini.. Sanırım büyüdükçe kaybettiğimiz değerlerin arkasından üzülmeyi öğrendik..

Her bayramda akıllara gelen “Nerede o eski bayramlar” sorusu korona virüs salğının gölgesinde daha da bir anlam kazanacak…

Çocukluğumuzun bayramlarını, Rahmetli Abdurrahim Karakoç Hocamız, ‘’ Bayramlar Bayram Ola’’ şiirinde ne güzel dile getirmiş:’’

Ana, bu bayram mı? Aman çok ayıp
Çocukken gördüğüm bayramlar hani?
Mübarek elleri öpüp, koklayıp
Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?
Hani ya o özlem, hani ya o tad?
Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat
Haftalar öncesi her gün, her saat
Babamdan sorduğum bayramlar hani?
Nur yağan geceler, gündüzler nerde?
Neşe paylaştığım öksüzler nerde?
Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerde?
Huzura erdiğim bayramlar hani?
Kar çiçeğim solmuş kar yatağında
Can verir ırmağın dar yatağında
Arife gecesi yer yatağında
Üstüme serdiğim bayramlar hani?
Bayram demek takvimdeki yazı mı?
Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?
Açıp yüreğimi, yumup gözümü
Özüne girdiğim bayramlar hani?
Bayram af günüdür, barış günüdür
Bayramlar rahmete giriş günüdür
Bayram, Hak menzile varış günüdür
Gönlümü verdiğim bayramlar hani? ’’

Her şeye rağmen… “Nerede O Eski Bayramlar” derken herkesin hatırladığı anılar farklılık gösterse de, gelişen teknolojiyle birlikte alışkanlıklarımız değişse de eskiye özlem duysak da hepinize birlik, beraberlik ve dostluk içinde huzurlu, mutlu iyi bayramlar dilerim…