‘’Tengri Mountains Vakfı’’ görücüye çıktı

‘’Tengri Mountains Vakfı’’ görücüye çıktı

’Tengri Mountains Vakfı’’nın tamamlanan kuruluş çalışmaları ve ilk eseri olan ‘Turks Nationalisme en de Grijze Wolven’ (Türk Milliyetçiliği ve Bozkurtlar)  adlı kıtabın tanıtımı dolayısıyla Rotterdam Versam Türk Kültür Derneği'nde bir basın toplantısı Devamını oku »

BAKAN ERSOY, ULUSLARARASI UTRECHT TURİZM FUARI AÇILIŞINA KATILDI

BAKAN ERSOY, ULUSLARARASI UTRECHT TURİZM FUARI AÇILIŞINA KATILDI

Hollanda Uluslararası Utrecht Vakantiebeurs Turizm Fuarının resmi açılışı dolayısıyla Türkiye standında düzenlenen resepsiyona, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli, Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan, Rotterdam Başkonsolosu Aytaç Devamını oku »

Başkan Selami Kabak: ‘’Hz. Mevlana’nın hoşgörüsüne muhtacız.’’

Başkan Selami Kabak: ‘’Hz. Mevlana’nın hoşgörüsüne muhtacız.’’

Hollanda Kültür ve Dayanışma Vakfı, Mevlana Celaleddin Rumi’nin Hakk’a vuslatı olan ‘Şeb-i Arus’un 746’ıncı yıl dönümü dolayısıyla bir anma programı düzenledi. Tevazu Ensemble Tasavvuf Musikisi Korosu bir konser verdi. Share Devamını oku »

Araştırmacı – Yazar Mahmut Aşkar Amsterdam’da Söyleşiye Katıldı

Araştırmacı – Yazar Mahmut Aşkar Amsterdam’da Söyleşiye Katıldı

Amsterdam'da düzenlenen söyleşi programına katılan Almanya’da yaşayan araştırmacı yazar Mahmut Aşkar, dinimizin yaşaması için dilimizi yaşatmamızın önemli olduğunu söyledi. Hollanda Türkevi Araştırmaları Merkezi Başkanı Veyis Güngör’ün moderatörlüğünde düzenlenen " Avrupa Türklerinde Kimlik Devamını oku »

Engin Arıkan: ‘’Atatürk’’ hepimizin

Engin Arıkan: ‘’Atatürk’’ hepimizin

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 81'inci yılında Hollanda'nın Başkentinde düzenlenen törenle anıldı. Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşların hazır bulunduğu anma töreninde konuşan Türkiye'nin Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan, "Atatürk, verdiği mücadele Devamını oku »

 

Araştırmacı – Yazar Mahmut Aşkar Amsterdam’da Söyleşiye Katıldı

Amsterdam'da düzenlenen söyleşi programına katılan Almanya’da yaşayan araştırmacı yazar Mahmut Aşkar, dinimizin yaşaması için dilimizi yaşatmamızın önemli olduğunu söyledi.

Hollanda Türkevi Araştırmaları Merkezi Başkanı Veyis Güngör’ün moderatörlüğünde düzenlenen " Avrupa Türklerinde Kimlik Kayması" adlı yılın ilk söyleşi programında, araştırmacı – yazar Mahmut Aşkar’ı ağırladı. Söyleşiye sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Kanal Avrupa’da Ateş Çemberi programının sunuculuğunu yapan usta gazeteci Muhsin Ceylan da katıldı.

Programa konuşmacı olarak katılan araştırmacı – yazar Mahmut Aşkar, " Seçkin ve renkli bir katılımcı profilinin yer aldıǧı Türkevi Söyleşileri programında edebiyat gönüllüleri ile birlikte olmaktan, böyle önemli bir konuda ve sıcak bir söyleşi ortamında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti de dile getirerek, Hollanda Türkevi Araştırmaları Merkezi’nin Türk kültütüne yönelik yapılan çalışmalardan dolayı çok mutlu olduğunu ve bu çalışmalara her zaman severek katılacağını kaydetti.

Araştırmacı – yazar Mahmut Aşkar, söyleşide Hollanda Türkevi Araştırmaları Merkezi Başkanı Veyis Güngör’ün ve katılımcıların Avrupa’lı Türklerin geleceğine ilişkin sorularını yanıtladı. Söyleşide araştırmacı – yazar Mahmut Aşkar’a yöneltilen bazı sorular ve cevapları şöyle:

Soru: Avrupalı Türklerin daha henüz kendilerini tarif edemediklerini söylüyorsunuz? Avrupalı Türkü kimler tarif edecek? Neden kendileri kendilerini tarif etmiyorlar? Avrupalı Türk ne demek?
M. Aşkar: Avrupalı Türkleri elbette Avrupalı Türkler tarif edecektir. Etmelidir. Ancak, Avrupa’daki Türkler şimdilik kendilerini mensubu oldukları kurumların kimlikleriyle yani alt kimliklerle tanımlamayı seçmekteler. Ki, bu kurumların önemli bir bölümü yıllar önce, Avrupalı Türkleri deǧil, Türkiye’yi kurtarmak için kurulmuştu. Avrupalı Türkler Anadolu’dan beraberlerinde getirdikleri deǧerlerle bir iki nesil idare ettiler. Ancak yeni nesiller için bu deǧerler yeterli görülmüyor. Deǧişen şartlar, toplumun da dönüşümünü beraberinde getirmekte. Bu gelişim ve deǧişimi de göz önüne aldıǧımızda genel anlamda Avrupalı Türkleri tanımı şu şekilde olabilir: ‘En azından iki dilli, iki vatanlı, çok kültürlü, bir ayaǧı kendi kültüründe diǧer ayaǧı ile diǧer kültürleri gezip dolaşan bir topluluǧa Avrupa Türkleri’ diyebiliriz.

Soru: ‘Avrupalı Türkler, Türkiye için bulunmaz nimettir’ diyorsunuz. Ancak Türkiye tarafından kıymetlerinin bilinmediǧini söylüyorsunuz. Hatta bir iktibas yapıyorsunuz: “Türkiye’nin ufkunda Avrupa Türkleri görünmüyor”. Buna raǧmen, Avrupalı Türkler, neden bir nimet ve onların kıymetlerinin neden farkına varılmıyor?
M. Aşkar: Bir çoǧumuz Türkiye’de geçirdikleri tatillerinde mutlaka müşahade etmişlerdir. Ayrıca, Ankara ile sıkı ilişkiler içinde olan kanaat önderlerinin de gözlemleri ne yazıkki, Türkiye’nin ufkunda Avrupalı Türklerin olmadığı yönündedir. Bu aslında garip bir vakıadır. Zira Avrupalılar Türkler üzerine doktora tezleri yazılırken, araştırmalar yapılırken, kültür ve sanat, film, televizyon yani her dalda Avrupalı Türklerle yakınen ilgilenilirken, Türkiye için bulunmaz bir nimet olan Avrupalı Türklerin Türkiye tarafından uzun yıllar gözardı edilmesi anlaşılır gibi deǧil. Türkiye, Avrupa ile içiçe; uzun bir Avrupa Birliǧi üyeleǧi mücadelesi var. Buna raǧmen, Türkiye’nin on yıllarca umursamazlıǧı insanı şaşırtıyor. Kaldıki, Avrupa Türklerinin önemli bir bölümü, yaşadıkları ülke ile deǧil de Türkiye’ye odaklı. Bu durumda şunu söyleyebiliriz: Sayıları 5 milyona yaklaşan Avrupa Türkleri orta ve uzun vadede Türkiye’nin gündemini menfi veya müsbet bir şekilde etkileyecektir.

Soru: Eserinizde, Avrupadaki Türklerin uzun vadede Türk kimliǧi yerine, Müslüman daha doǧrusu Avrupa Müslümanlıǧı kimliǧi ile öne çıkacaklarını öngörüyorsunuz. Ancak, Avrupa Müslümanlıǧı kimliǧinin de içinin boş olduǧunu, bir savunma-tepki olarak bu kimliǧin kullanılacaǧını söylüyorsunuz? Yani karşımızda milli ve dini kimlik arasında tercih yapan Türkler, gençler var. Bu konuda argümanlarınız nedir?

M. Aşkar: Evet. Avrupalının tekrar boşalan kiliselere geri dönmesi ve unutulmaya yüz tutmuş dinini yeniden hatırlayabilmesi için Müslümanı İslamileştirmesi gerekiyor. Avrupa’da ayırımcılıǧa tabi olan ve sürekli ‘Biz Almanlar ve siz Müslümanlar’ tekerlemesini duyan gençler bir müddet sonra, kendilerini Türk olarak deǧil, ‘biz Müslümanlar’ olarak ifade etmeya başlıyorlar. Türk gençleri Avrupa’da böyle bir süreçle, sosyalizasyonla karşı karşıyalar. Yani görünürde önce dekültürosyan (kültürel yozlaşma) ve devamında İslamileşme. Tabiiki bu noktada karşımızda, dinin teolojik temellerinden uzak, içi boşaltılmış, protesto kimliǧi olarak kullanılan bir müslümanlık anlayışı çıkıyor. Bu bizim için ve Avrupa için bir tehlikedir. Zira, reaksiyoner müslümanlıktan, gösteriye dönüşen şekilci dindarlık anlayışından, herkes ve her kesimden önce Müslümana ve İslam’a fayda gelmez.

Soru: Avrupa’da yetişen nesiller Türkçe’nin kuçaǧında doǧuyor, fakat Almanca’nın, Fransızca’nın veya Hollandaca’nın yuvasına teslim ediliyorlar diyorsunuz. Türkçe Avrupalı Türkler için ne anlama gelir? Sizce Avrupa’da Türkçesizleştirilen nesiller mi oluşuyor?

M. Aşkar: Zihinlere Türkçe zarureti yerleşmeden, gönüllerde Türkçe meşalesi tutuşmaz. Peyami Safa’nın dediǧi gibi: Dilini kaybeden bir millet herşeyini kaybetmiş demektir. Üstelik söze konu olan, farklı bir dilin hakim olduǧu bir ülkede azınlık olarak yaşayan bir toplum ise, kültürel kimliǧin korunması adına anadilin vazgeçilmez önemi daha iyi anlaşılır. Avrupa adlı kültür coǧrafyasında Türkçe olmayacaksa, yarınlarda ne biz oluruz, ne de bizden olanlar. Avrupa’daki varlıǧımızın teminatı olan Türkçe, her geçen gün biraz daha taraftar yani konuşanını kaybediyor. Avrupa’daki Türklerin geleceǧi Türkçe’ye Türkçe’nin yarınlara taşınmasına baǧlıdır. Bu hayati görev, misyon da büyük ölçüde, Avrupa’daki Türkçe yazan, düşünen, konuşan, sanat icra eden aydınların omuzlarındadır…

Söyleşi sonrasında  araştırmacı – yazar Mahmut Aşkar yayımlamış olduğu kitaplarını imzalayaraki katılımcılara ilgi ve alakalarından dolayı çok teşekkür etti.

Kaynak: amsterdampostası