Kırmızı Kurtların Takımı ‘’Traktor Sazi’’

Amsterdam Türkevi Araştırmalar Merkezi tarafından her ay bir konunun işlendiği söyleşilerin Haziran ayı konusu Kırmızı Kurtların Futbol Takımı ‘’Traktor Sazi’’ oldu. Sinevizyon eşliğinde araştırmacı ve Orta Doğu uzmanı Yasin Sarı’nın sunumuyla anlatıldı. Katılımcılara Selçuklu’dan günümüze gelen eşsiz ‘’Konya Fırın Kebabı’’ ikram edildi.

Amsterdam Türkevi Araştırmaları Merkezi'nin kendi lokalinde İftar öncesi düzenlenen söyleşide konuşan araştırmacı akademisyen ve Orta Doğu uzmanı Yasin Sarı, yüksek lisansını İran’daki Türklerin destek verdiği Traktör Sazi Futbol takımı ve taraftarları üzerine yaptığını söyleyerek, ‘‘İran’daki Türkler’, ‘1906 – 1982 yılları arasında İran’daki siyasi milli hareketler’, ‘1979 İran İslam Devrimi’, ‘2006 Karikatür Krizi’ ve ‘2009 Traktor Sazi fenomeni’ni ve İran Türkleri üzerine yaptığı çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

1970 yılında bir traktör şirketinin desteğiyle kurulan takımın kısa bir zamanda zarfında İran'daki Türk halkının bir simgesi haline geldiğini ve İran’da son iki senedir lig 2. si olan kulübün maçlarına ortalama 80 bin kişinin maçlara geldiğini anlatan araştırmacı akademisyen ve Orta Doğu uzmanı Yasin Sarı, ‘’Kırmızı Kurtlar’’ lakabıyla bilinen Tractor taraftarlarının en dikkat çekici özelliğinin ise bozkurt işareti yaparak oyunculara destek olmaları. Kırmızı Kurtlar, İran'ın en kalabalık taraftar gruplarından biridir ve bu yüzden 2009-2010 sezonunda İran Şampiyonlar Ligi'nde seyirci rekorunu kırmıştır. Tractor Sazi'nin Perspolis takımı ile karşılaşması, 120.000 seyirciyi stad ve etrafına topladığını söyledi.

İran’da 30 – 35 Milyon Türk Yaşıyor

Yasin Sarı konuşmasının devamında, Kırmızı Kurtlar, takımlarının Türkiye takımlarıyla, özellikle de Galatasaray'la maç yapmayı çok istediklerini belirterek, İran’daki Türklerin tarihini ve günümüzdeki sosyal-kültürel yaşantısından örnekler vererek katılımcılarla şu bilgileri paylaştı: ‘’Her ne kadar İran’da yaşayan Türk sayısı tam olarak bilinmesede, İran resmi verilerine göre 9 milyon Türkün yaşadığıdır. İran’daki Türklere gore ise, 30 – 35 milyon Türk nüfusunun yaşadığı yönündedir. İran Türklerinin ezici bir bölümü Azerbaycan Türklerinden oluşmaktadır. Bunun yanısıra Türkmen ve Kaşkay Türkleri, Şahsevenler, Sovjet Rusya’sından kaçan ve İran’a yerleşen Türk boyları da İran Türklerini oluşturmaktadır. Türkçe her türlü engellemelere rağmen halk tarafından kullanılan bir dildir. Pazar yerlerinde, çarşıda ve ticaret hayatında Türkçe konuşulmaya devam ediliyor. Türklerin yoğun olarak yaşadıkları yerleşim yerleri Tebriz, Erdebil, Urumiye, Zencan, Hemedan’dır.

Millî Hareketler

Orta Doğu Uzmanı Yasin Sarı konuşmasına İran’daki milli hareketleri kısaca tanımlayarak devam etti. Yasin Sarı 1906-1911 Settar Hân (1866-1914), 1920 Muhammed Hiyabânî (1879-1920), 1945-1946 Cafer Pisevari (1892-1947), 1979-1982 M. K. Seriatmedari (1905-1986) mücadeleleri üzerinde durdu. Kuzey Azerbaycan’da Rus işgaline karşı başlatılan istiklal mücadelesi hızla Güney Azerbaycan’da da yankı bulmuştur. Ruslar ve İngilizler İran’ı işgal ettiler. Bu iki güç anlaştılar, Tebriz merkezli başlayan istiklal mücadelesi verenler ve liderleri Settar Han öldürüldü. Diğer taraftan Güney Azerbaycan istiklal mücadelesi 1922 yılında İngilizlerin de yardımıyla yeni Pehlevi hükûmeti tarafından bastırıldı. İran’daki Türkler 1924 yılından itibaren asimilasyonla karşı karşıyadırlar. Sonraki yıllarda da milli hareketler farklı liderlerin öncülüğünde devam etmiştir. 1979 İran İslam Devrimi’nde Şah yönetimine karşı bir çok grup ittifak yapmıştır.

Bir umut: 1979 İran İslam Devrimi

Yasin Sarı İran İslam Devrimi hakkında da şunları söyledi: ‘İran Türklerinin 1979 İran İslam Devrimini açıkca destekledikler. Tebriz’den başlayan destek tüm İran bölgelerine yayıldı. Türklerin beklentisi dikdatör bi rrejime karşı demokfratik İslam Devrimini desteklemekti. İran Türklerinin liderliğini Şeriat Madari yamaktaydı. Devrimden sonra Türklerin beklentileri yerine getirilmediği gibi, Şeriat Madari rejim tarafından gözerim altında tutuldu. Ayrıca bir çok insan da Tahran’a dağıltıldılar. 1979 İran İslam Devrimi bir umut olarak görüldü ama realitede bu mümkün olmadı’.

Devrimden sonra, özellikle 198 – 1988 yılları arasıda İran’da etnik sorunların buzdolabına konulduğunu söyleyen Yasin Sarı özellikle Sovjetler Birliğinin dağılması ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı ve elbette Karabağ Meselesiyle birlikte yeniden bir milli uyanışın başladığına dikkat çekti. Bu süreçte hiç şüphesiz Türkiye ile İran arasındaki ticaretin artması, Türkiye’ye giderek artan geziler, çanak anten üzerinden seyredilen Türk dizileri de önemli rol oynadı.

Karikatür Krizi

Yasin Sarı, milli hareketler tarihinde 2006 yılında İran’da yaşanan karikatür krizinin önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Olayın 'İran' adlı bir dergide yayınlanan karikatürde kullanılan dil ve kurulan cümleyle başladığını ve Türklerin 'hamamböceği'ne benzetilmiş olmaları tepkilerine yol açtığını belirten Yasin Sarı   Tahran Üniversitesi`ndeki Türk öğrenciler olayı protesto etmek için miting yaptılar dedi. Rejim aleyhine sloganlar atarak, Azerbaycan ölmedi, dilini unutmadı ifadeleriyle rahatsızlıklarını dile getirirler. 2006 yılında yaşanan Karikatür Krizi de milli uyanışın tetikleyicisi oldu, kitlesel tepkiler baş gösterdi. Tabiiki bu arada başlayan yasaklar, Türkçe’ye karşı artan baskı, örgütlenme yollarının tıkanması da tepkisel sokak hareketlerini arttırdı. Neticede bu hareketler 2009 Tarktör Sazı fenomeni olarak tarihe geçti.

2009 Traktor Sazi fenomeni

Traktör Sazi Tebrizi futbol kulubünün 1970 yılında Tebriz’de kurulduğunu belirten Yasin Sarı, Kulubün adını Tebriz'deki -ülkenin en büyük- traktör fabrikasından aldığını söyledi. Kulüp, 2013 Asya Şampiyonlar Ligi'nde ilk kez yer almış. Zaman içinde Traktor Sazi kuubü İran’ın kuzeyindeki Azerbaycan Türk kimliğinin sembolü olduğunu söyleyen Yasin Sarı kulubün armasının ay yıldız, renklerinin ise kırmızı beyaz dolduğuna dikkat çekti. Taraftarlar stadyumda  bozkurt işaret yaparken, açılan pankartlarda da “Ne Mutlu Türküm Diyene”, “Güney Azerbaycan İran değildir”, “Pers faşizmini durdurun” sloganlarının yer aldığını söyleyen Yasin Sarı taraftarların aynı zaman da  “Tebriz, Bakü Ankara… Biz hara? Fars hara? (Fars nere, biz nere?) diye bağırdıklarını belirtti.

Traktör Sazi’nin İran’da fenomeşlesinin sebepleri üzerinde de duran Yasin Sarı Futbolun mobilize etme gücü, taraftar/kitle dinamizmi, özgürlük alanı olarak önemli rol oynadığını belirtti. İran rejiminin de bu gidişattan adeta memnun olduğunu, zira kitlelerin stadyumlarda gerginliklerini attıklarını, kitlenin bu alanda belki de daha kolay kontrol edildiğini belirten Yasin Sarı, esasen bu olayda bir anonimleşme ve siyâsî özgürlük yaşandığını, zira binlerce insanın içinde bireyler tabulara karşı olduklarını ifade ettiklerini söyledi.

Traktör Sazi’nin bu kadar popüler olmasının bir taraftan da ‘İran’da örgütlenmelerin daraltılması, toplumsal faaliyetlerin sınırlandırılması, siyasi baskıların artması ve futbolun kitlesel bir eğlence olmasının’ da etkisinin olduğunun söylenebileceğini ifade eden Yasin Sarı ‘Güney Azerbaycan’ın lidersiz olması, ezelden beri var olan Tebriz-Tahran çekismesi (bölgeselcilik), 1990’lı yıllardan itibaren artan Türk milliyetçiliği ve 2006 Karikatür krizi’ de Traktör Sazi’nin popülar olmasında rol oynamıştır dedi. 

Traktör Sazi taraftar kimliği üzerinde de duran Yasin Sarı kimliğin ülkenin şartlarına göre ‘biz ve ötekiler’ tanımlasından beslendiğini, her taraftarın Türk veya Türk milliyetçisi olmadığını, her taraftarın ayrılıkçı veya bölgeci olmadığına dikkat çekti. Buna rağmen ‘Traktör Sazi’nin Güney Azerbaycan Türk kimliğinin, Güney Azerbaycân millî hareketinin, İran Türklüğünün de ortak paydası’ olduğunu, zira ‘stadyumda Türklük vurgusu, Anadil, Bölgeselcilik, Fars ırkçılığına karşıtlık, Urmiye Gölü ve Hocalı Soykırınının’ ifade edildiğini sözlerine ekleyen Yasin Sarı, ‘Traktör Sazi’nin aslında İran’daki toplumsal rahatsızlığın futbol sahalarına yansıması ve İran’da Türk kimliğinin sembolleşmesidir’ diyerek sözlerini bitirdi.

Söyleşinin sonunda iftara geçildi ve akşamın özel menüsü olarak katılımcılara Selçuklu’dan günümüze gelen eşsiz ‘’Konya Fırın Kebabı’’ ikram edildi.

Kaynak: amsterdampostası

Share