Sandığa Giderken…

Hollanda‘lı Türkler olarak korona salğınının gölgesinde (17 Mart) Çarşamba günü hepimiz sandık başında olacağız. Yaşadığımız ülkenin parlamento milletvekillerini seçeceğiz. Her şeye karşın bugün sandığa giderek, demokratik hakkımızı ve vatandaşlık görevimizi yerine getirmemiz lazım…

Dört yılda bir önümüze konan milletvekili seçimlerinde parileri ve adayları hangi kıstaslara göre tercih edeceğimiz çok önemli. Öncelikle partilerin programları, bizleri temsil edecbilecek adayların yetenekli ve bizim haklarımızı savunabilecek, ötekileştirmeyen, uzlaştırıcı, kucaklayıcı adaylar tercihimizde ilk sırayı almalıdır.Çarşamba günü gerçekleşecek milletvekilliği için Türk kökenlilerinde aday olduğu 37 parti seçime katılarak Hollanda parlamentosunun 150 kişilik üyesini belirleyecek. Oylarımızı kullanırken; ırkçı, yabancı düşmanı, Türkiye ve Türkler’e, müslümanlara karşı olan partilere oy vermeyelim.

Son kamuoyu yoklamalarına göre koalisyon ortaklarından başbakan Rutte’nin partisi (VVD) 39 sanldalye ile birinciliğini korurken, Türk kökenlilerin ve Faslıların(Marokko) yoğunlukla oy verecekleri Denk partisi anketlerde 2-3 vekil çıkaracağı belirtiliyor. Her seçimde olduğu gibi, Hollanda’daki Türk seçmeninin de oyları belirleyici olacak. Yeterki oylarımızı bilinçli kullanalım. Gücümüzün var olduğunu vede birlikte hareket ettiğimizi herkese gösterelim.

Hollanda’daki varlığımızı yok sayan, hor gören ve siyasi katılımımızı engellemeye, düşünce ve ifade özğürlüğümüzü yok etmeye çalışanlara oylarımızla mutlaka dur diyelim. Demokratik hakkımızıi kullanalım ve hep birlikte sandığa gidelim.

17 Mart’ta yapılacak Hollanda’daki milletvekili Seçimleri ile alakalı olarak, oylarını kullanacak Türk asıllı seçmenlere neler düşündüklerini sordum ve onlardan aldığım cevapları sizlerle paylaşıyorum. Şimdi onların görüşlerini ve dile getirdiklerini aktaralım:

NE DEDİLER VE NE TAVSİYESİNDE BULUNDULAR:

İbrahim Görmez: ‘‘Maalesef Geert Wilders daha sonra da Forum Demokrasi partisi adında Boudet isimli kişinin partisi tüm programlarını an itibariyle İslam karşıtlığı üzerine  inşa  ederek,  bayağı  büyük  bir oy potansiyeline  sahipler. Gecmis yıllarda avrupa‘nın yabancılar hakkında en toleranslı olan hollanda halkının niçin bu duruma geldiği ayrı bir konu en kötüsü mevcut iktidar  ve koalisyon  ortakları partiler böyle bir politikanın  işe yaradığını gördüğü için tüm politikalarını İslam ve Türkiye karşıtlığı üzerine kuruyorlar.  Bunlara karşı mecliste ikisi Türk bir tanesi Fas  kökenli  Denk Partisi  bizler için büyük  bir şans. Bakın ben 57 senedir  bu ülkede  yüzlerce Yahudi kökenli milletvekili  gördüm, bunlardan  bir tanesi bile İsrail’e ihanet etmedi. Ne yazıktır ki, partiler Türk adayları listeye almak için sözde Ermeni  soykırım tasarısına hayır diyen adayları listeden çıkarıyorlar.‘‘

Erdalk Kocyigit: ‘‘Wilders gibi düşünenler herzaman vardı ve var olacaktır. Bunların malzemesi de İslam ve yabancılar üzerinden.

Hollanda halkı bunlara pek sıcak bakmıyor ama, bizlerin ve diğer yabancıların olumsuzlukları ve söylemleri Wilders gibi düşünmiyenleri  tepki olarak Wilders‘e sıcak bakıyorlar.‘‘

Mehmet Arslan: ‘‘Benim çevremdeki hollandalılar, genelde sosyal demokrat olan insanlar. Wilders‘ın söylemlerinin sırf oy almak için yapıldıgını ve ülkenin Islamsılaştırılmasının imkansız olduğunu biliyorlar ve söylemlerini de değersiz ve gereksiz buluyorlar. Bunlar sağduyulu insanlar, ama sağduyu sahibi olmayan bilinçsiz, eğitimsiz seçmen üzerinde çok etkisi var. Adamlar körü körüne inanıyorlar. Araştırmıyorlar, bu tür söylemler gerçekleştirilebilir mi diye.‘‘

Aydin Durmus: ‘‘Bu tür ırkçı söylemler ve tavırlar maalesef son 20 yıldır artarak devam etmekte ve tabiiki seçimlere ve sonuçlarına yansımakta. Bir Hollandalı Türkler olarak ilk zamanlar bundan çok daha kaygı duymaktaydım. Çünkü o zamanlar bu tür söylemlere gereken cevabı veremiyor hep sineye çekmek zorunda kalıyorduk, ama geçen zaman süreci içinde, ırkçı söylemlere seçimler zamanındaki popülist yaklaşımlara, mecliste bizim sesimizi duyuran (sayıları azda olsa) milletvekillerinin anında bu kişilere gereken cevabı vermelerinin sonucu olarak; bu tür söylemleri eskisi kadar kafaya takmıyorum. Biliyorum ki, bizlerin sesini duyuracak bizleri savunacak vekillerimiz var ve onlar bu görevi layıkiyle yapıyorlar. En son örneği, toeslagen affaire. Bizler Türk toplumu olarak yaşadığımız topluma her alanda hizmetler veren, işimizle aşımızla uğraşan bir toplumuz. Bunu yapmaya da devam edeceğiz. Umarım bu seçimlerde bizleri temsil edebilecek sesimizi duyuracak vekillerimizin sayısının artmasıdır. Bunuda sandığa gidip oy verme hakkımızı kullanarak gerçekleştirebiliriz.‘‘

Suleyman Koyuncu: ‘‘Şuanda Hollanda korona krizinin etkisi altında. Mağazaların uzun süredir kapalı olması ve akşam 21:00 den sonra uygulanan sokağa çıkma yasağı gibi tedbirler sebebiyle hareket özgürlüğünün kısıtlanması toplumu derinden etkiliyor. Seçimlere giderken hükumetin aldığı ağır tedbirler sebebiyle yoğun şekilde eleştirilmesine rağmen başbakan Rutte’nın partisi VVD anketlerde açık ara önde gidiyor.

Bildiğimiz üzere Wilders siyasi kazanımının tamamını Islam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı üzerinden elde etmeye çalışıyor. Nefret ve ırkçılık içeren konuşmaları yıllardır yaptığı konuşmaları dikkat çekebilmek için her seçim dönemi dahada ağırlaştırıyor. Öyle ki şuanda Hollanda’da İslamı yasaklamak, camileri kapatmak ve çifte vatandaşların oy hakkını elinden almaktan bahsediyor. Hollanda toplumunun büyük bir bölümü artık Wilders’ın amacını rahatlıkla görüyor olsada tehlikenin giderek büyüdüğünü görüyoruz. Öyle ki Wilders’ın partisi PVV şuanda parlementoda muhalefet lideri. Bir yandanda aşırı sağdaki bazı bölünmeler sebebiyle bu çizgide olan başka partilerin Hollanda siyasetine katıldığını görüyoruz. Aşırı sağın yükselişi ve klasik sağ ile birlikte çalışma yapmaları durumunda bazı anketlere göre parlementoda çoğunluğa ulaşabilecek olmaları Hollanda’daki yabancı kökenli insanlar için büyük tehlike.‘‘

Yaşadığımız ülkeye sahip çıkma adına, bugün demokratik hakkımızı ve vatandaşlık görevimizi yerine getirmek üzere haydi sandığa! Temennimiz demokrasinin galip gelmesidir. Bekleyelim, görelim…